TeknoWİn Trendler

TeknoWin | Güncel,Teknoloji,Haber,Program indir,Film izle, Oyun İndir,Paylaşım Portal Sitesi

QR kod ile mesaj okuma uygulaması

Whatsapp’ta Sevgilinize Gelen Mesajları Okuyabileceğiniz Uygulama 
Whatsapp for Whatscan adlı uygulama sayesinde telefonunuzla QR kodu okuttuğunuz her cihazdan Whatsapp konuşmalarını alabilirsiniz. Uygulama sadece Android için var fakat QR kod okuyabilen her telefona uygulanabilir. Çünkü esas olay QR kodu okuttuktan sonra mesajların alınmak istendiği diğer cihaza (iPhone vb) kendisini bilgisayar olarak göstermesinde yatıyor. Kullanımı da oldukça basit. Tek yapmanız gereken uygulamayı kurup takip etmek istediğiniz Whatsapp mesajlarının bulunduğu telefona QR kodu okutmak.
Webtekno tarafından test videosu detaylı inceleme
Not : Uygulama tarafımızca test edilmemiştir. Kullanıp kullanmamak tamamen size kalmıştır.
TeknoWin | Güncel,Teknoloji,Haber,Program indir,Film izle, Oyun İndir,Paylaşım Portal Sitesi
Mevlana Sözleri, En Güzel Mevlana Sözleri, Anlamlı Mevlana Sözleri, Çok Güzel Mevlana Sözleri, Anlamlı Mevlana Mesajlari, Mevlana Sözleri, Etkileyici Mevlana Sözleri, Full Mevlana Sözleri, Mevlana Sms'leri, Kısa Mevlana Sözleri, Kısa Anlamlı Mevlana Sözleri,En Anlamlı Mevlana Mesajları. Mevlanayla İlgili Kısa Sözler, Anlamlı Mevlana Sözleri, Etkili Mevlana Sözleri
Mevlana sözlerini bu başlık altında sizler için derledik. Sosyal medyada paylaşabileceğiniz unutulmaz Mevlana sözlerini sitemizden kolaylık indirerek sevdiklerinizle paylaşabileceksiniz. İşte unutulmaz ve en güzel Mevlana Celaleddin Rumi sözleri...

Ey canımın sahibi Yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var. Mevlana
"Gene gel! gene gel! her ne isen gene gel! Kafirsen, atese tapiyorsan, puta tapiyorsan da, gene gel, Bu bizim dergahimiz umutsuzluk dergahi degil, Yüz kere tövbeni bozmussan da gene gel!" Hz. Mevlana
Gözlerinin gördüğünü yüreğinin gördüğüne değişiyorsan eyvallah! Yüreğinin gördüğünü gözlerinin gördüğüne değişiyorsan eyvah,eyvah! Mevlana
İnsanları tanımak için tüm gücünüzü verin, ama tüm sevginizi vermeyin. Çünkü onları tanımaya başladıkça verdiğiniz sevgiye acıyacaksınız. . . ! Mevlana Celaleddini Rumi
Bencillik gözüne takılmış ayna gibidir.O gözler nereye bakarsa baksın kendinden başka birini görmez.
Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle.. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla...!
Açlık, İlaçların Padişahıdır. Hekimler Niye Perhiz Verir Düşünsene.'' Hz Mevlana. . .
Eşekten şeker esirgenmez ama eşek yaratılışı bakımından otu beğenir. 
Mutluyum!.. Çünkü yol yakınken dönüşlerim var… Huzuruma şaşırmayın!.. Çünkü yarı yolda duranlardan, koşar adım gitmişliğim var… Kızmayın aşktan caymışlığıma,Benim karşıdan tanımama gibi bir özrüm var… Gelsin hayat bildiği gibi, elinde ne varsa hayata dair. Ötesi hiç bir şey ya da vesair... Gerisi MİSAFİR!.. Mevlana h.z. 
Misafir Gelecekmiş Gibi Evini Ölüm Gelecekmiş Gibi Kalbini Temiz Tut.(Hz.Mevlana)
Dün zekiydim ,dünyayı değiştirmek isterdim Ama bugün akıllıyım,kendimi değiştiriyorum
Sevgi şifadir.Sevgi güçtür.Sevgi;değişimin mührüdür.(Hz.Mevlana)
Ey yiğit! Yazgıya bahane bulma,Yükleme kendi suçunu başkasına.Suçunu gör, dönüp de etrafında kendinin.Kendindendir, gölgeden değil çektiklerin.Ne yaptın da sana dönüşünü görmedin?Ne ektin de ektiğini biçmedin?Eylemlerin ruhundan ve bedeninden doğar.Çocuğun gibi sonra gelip eteğinden tutar."Mevlana"
İyilik aradın mı, insanda kötülük kalmaz
Gönlüm dilime dargın, dilim gönlüme, Gönlüm duygularını anlatamadığı için kızarken dilime, Dilim anlatamayacağı şeyleri düşündüğü için kızıyor gönlüme”
Ey gönül ! Olmadı mı, "nasip değilmiş" de, talip ol rızaya ...Tevekkül et, kaderi gör, aşkla yönel Yüce Mevlaya
Bir Günah İşlediğinde Hemen Tövbe Et İnsan Suya Düştüğü Değil Sudan Çıkmadığı İçin Boğulur
ey benim canım, şu toprak perdesinin ötesinde, gizli bir zevk, gizli bir mutlu yaşayış vardır. her şeyi gizleyen bu örtünün altında, yüzlerce güzel yusuflar vardır. bu ten, bu görünen beden ortadan gidince, asıl varlığın olan ruhun kalkar. ey sonsuz olan ruh, ey fani olan ten! bu halin nasıl olduğunu anlamak istersen, her gece kendine bak. uykuya dalınca tenin ölmüş gibidir. ruhunsa cennet bahçelerine kanat çırpmaktadır
Sen böyle güzelken bana söz düşmez. Bakma böyle yazılar yazdığıma, ben aslında Oku! Emrine amade seni okuyorum sevgili.
Sen diri oldukça ölü yıkayıcı seni yıkar mı hiç?
Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
Cahil insan, gülün güzelliğini görmez, gider dikenine takılır.
MevlanaTövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayiverir.
Ahh şems Nasıl baktın ki kalbime öyle İsrafilin sura üflemesi gibi ... Söyle şems Sen hangi dilsin Sustuğum... .her yangın ibrahim serinliği..geceler zifiri Şems..senin aydınlığın hangisi . Ey gece Hadi ver sevdiğimi Nasıl sakladınsa içine.
Gerçek aşk’ı biIen kaIp bir damIa suya biIe hürmetIe bakar.
Her şeye canını sıkma ey gönül,Ne bu dertler kalıcı,Ne de bu ömür.- Mevlana
Konu ne olursa olsun, verdiğin 'üzüntü' ve aldığın 'ah' bir cam parçasından daha keskindir, dönüp dolaşıp üzerine basarsın. Hz. Mevlâna
Ey Gönül! Ben Aşkı çok duydum ama hiç okumadım; bilmem Aşka dâir süslü, koca koca laflar.. Aşkı anlat desen belki anlatamam da, ama içimde öyle bir yaşıyorum ki onu; işte o hâle de, ne senin ne aklın yeter ne de ilmin..mevlana
Rabbim, kalbim'e değen sızıları ince, ince söz eyle,Yüzüme değen gözyaşları'ma Rahmet eyle..Hz. Mevlana
Aşk, öyle engin bir denizdir ki, ne başlangıcı ne de sonu vardır.
Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, Huzur ise bir ibadetin karşılığıdır..
Bize gözün değil, gönlün gördüğü yürek gerek.Düşlerdeki tabir değil, gerçeğe vuslat gerek.-Hz. Mevlana
Gönlüm gürültüsüz , patırtısız , harfsiz ,sessiz bir söz istiyor ! .
Sevgini vermesini öğren..Çünkü gönlün anlasın ki hepsine yer varmış.Sevgisiz insandan dünya, unutma ki korkarmış...
"Kalp Sırrına Erenler; Neler Yapar, Bilir Misin...?""Kızmazlar... Küsmezler... Kırmazlar...Kırılmazlar......Her Şeyde Bir Güzellik Bulurlar..."Hiçbir Şeyi İnsanoğlundan Bilmezler ;"Rab’binden Bilirler’ Her Şeyi ;Ondan UmupBeklerler...Ve, Susarlar...Susarak Konuşurlar..MEVLANA
Uzun lafın kısası, Ah'tır. - Ve her Ah'ın sesini duyan ALLAH'tır.
Ehil olmayanlara sabretmek ehil olanları parlatır.
Ne zaman gökyüzüne Bir nefes Bir dua gönderdin de Ardınca  ona benzer bir iyilik gelmedi???
Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar.
Güneşin ışığı pisliğe vursa bile pislenmez, ışıktır o.
İstediğin kadar inançlıyım de namaz kıl, sadaka ver. Umut verip, güven aşılayıp da yarıyolda bıraktığın insanın gönül sadakasını her iki dünyada da veremezsin.
Aşk nedir, bilmiyorsan gecelere sor, şu sapsarı yüzlere, şu kupkuru dudaklara sor.
Aşk Tüm dünya insanları içerisinde sana tanıdığım ayrıcalıktır
Tam inanç aynası kesilen kişi, kendini görse bile, Tanrı’yı görmüş olur.
CahiI kişi güIün güzeIIiğini görmez, gider dikenine takıIır
Açlık, ilaçların padişahıdır. Hekimler niye perhiz verir düşünsene.
Her zaman doğruyu söyle, ama her zaman her doğruyu değil.
Aslında tesbih, seccade, tevbe, sofuluk, günahtan sakınma, bunların hepsi yolun başıdır. Hak yolcusu aldandı da bunları varacağı konak sandı.
Nasıl olur da deniz, köpeğin ağzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?
Adam savaşmakla çetin er sayılmaz, öfkelendiği zaman kendini tutabilendir çetin.
Pirenin ısırışından meydana gelen yanış, seni yılan soktu mu yok olur gider.
Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap.
Açlık, ilaçların padişahıdır. Hekimler niye perhiz verir düşünsene.
ALLAH ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur.
Göz iki, kulak iki, ağzımız ise tektir. Çok görüp, çok dinleyip, az konuşmak gerekir.
Aşk dediğin ya Allah'tan gelmeli. Ya ALLAH için olmalı. Ya da ALLAH'a ulaştırmalı; yoksa yerle bir olmalı.
İyi niyetli insanlar yalana çabuk kanarlar,ama bil ki onun da bir koruyup kollayanı var…
Oruç tutmak güçtür, çetindir ama ALLAH’ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.
Aklın başına gelince pişman olacağın bir işi sakın yapma.
Pergel gibiyiz; bir ayağımız sımsıkı şeriata bağlı, Diğer ayağımızla yetmiş iki milleti dolaşıyoruz.
Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.
Huzurunda bulunmayanlara bile böyle elbiseler, böyle yiyecekler verirse, kim bilir konuğun önüne ne nimetler koyar.
Ey Tanrı kitabının nüshası insanoğlu! Sen, kainatı yaratan Hakk'ın güzelliğinin bir aynasısın!
Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.
Hırs, çirkinlikleri bile güzel gösterir.
Ayrılık içinde insanın gözünü açıp kapayıncaya kadar geçen zaman, yıl gibi gelir.
Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar
Akıl bütün gidilecek yolları bilse bile, gene aşk yolunu bilemez, şaşırır kalır.
Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur.
ALLAH merhalesinde akıl beygirine yol yoktur.
Adalet nedir? Her şeyi yerine koymak. Zulüm nedir? Bir şeyi yerine koymamak, başka yere koymak.
Tavus kuşu gibi sadece kanadını görme, ayağını da gör.
Aşk, öyle engin bir denizdir ki, ne başlangıcı ne de sonu vardır.
Bedenler, ağızları kapalı testilere benzerler. Her testide ne var? Sen ona bak.
Dil, anlamlara bir oluktur adeta, fakat nereden sığacak oluğa deniz?
Başkalarına imrenme, çok kimseler var ki senin hayatına imreniyorlar.
Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.
Bir kimseyi tanımak istiyorsan, düşüp kalktığı arkadaşlarına bak.
Yeryüzü ile dağda aşk olsaydı, gönüllerinde bir ot bile bitmezdi.
Bazen diyorum ki; "ne olacak söyle gitsin".. Sonra diyorum; "Söyleyince ne olacak, sus bitsin" ...
Resimler ister haberleri olsun,ister olmasın,hepsi de ressamın elindedir,o elden çıkar.
Bir kişi ALLAH'tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa; ALLAH da onu başkasına muhtaç etmez.
Eğri ayağın gölgesi de eğridir.
Bizim sözlerimizin hepsi nakit, başkalarınınki nakildir. Nakil, nakdin fer'idir.
Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası, huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.
Bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, Neye güldüğünden ise zekâsını ve seviyesini anla.
Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.
Ben kilitten seslenen bir kapı anahtarı gibiyim sanki. Sanır mısın ki benim sözüm sadece bir sözdür.
Irmak suyunu tümden içmenin imkanı yok ama susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkanı yok.
Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.
Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker.
Biz birleştirmek için geldik, ayırmak için değil.
Sarhoş, cinayeti yapar da sonra "özrüm vardı, kendimde değildim" der. Kendinde olmayış,kendiliğinden gelmedi sana,onu sen çağırdın.
Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
Ne diye böbürlenip büyükleniyorsun? Doğumun bir damla su, ölümün bir avuç toprak değil mi?
Ben, İnsanlara faydam dokunsun diye bu dünya zindanında kalmışım. Yoksa hapishane nerede, ben nerede? Kimin malını çalmışım?
Tahta içinde yaşayan kurt, o tahtanın fidan olduğu vakit ki halini bilir mi hiç?
Can, aşktan binlerce edep öğrenmede, öylesine edepler ki mekteplerde okunup öğrenilmesine imkan yok.
Bilgiye ulaştı mı ayak, kanat olur.
Cibilliyetsize ilim öğretmek, eşkıyanın eline kılıç vermektir.
Alışsan güvercin sallanan kamıştan kaçar mı hiç?O kamıştan göklere uçan yere alışmamış olan güvercin ürker,kaçar.
Cebi zengin fakat ruhu fakir olan insanın hali çok rezil! Çünkü o; herşeyin fiyatını bilir, değerini değil.
Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler
Çirkinlikle güzelliği görünüşle değil, akılla ayırt edin.
Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
Mademki kendinde bir dert veya pişmanlık hissediyorsun; bu, Allah’ın sana olan yardımının ve sevgisinin bir delilidir.
Dünya tuzaktır. Yemi de istek. İstek tuzaklarından kaçının.
Sen değerinle ve düşüncenle, iki âleme de bedelsin, ama ne yapayım ki kendi değerini bilmiyorsun.
Denizde inciler derinde olur. Çerçöp sahilde olur.
Bazı insanlar vardır ki selam verirler ve selamlarından is kokusu gelir. Bazıları da vardır ki selam verirler ve onların selamından misk kokusu gelir.
Dostun yanına hediyesiz gitmek, buğdaysız değirmene gitmek gibidir.
Denizin kenarına kadar, ayakların izi vardır. Ama denize girdikten sonra ne iz kalır, ne işaret.
Durma! Çabuk gel. Gelmem deme! Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır. Dostum, senin şanına sadece gelmek yaraşır.
Sen bizim suretimize (yüzümüze) değil, siretimize (ahlakımıza) bak.
Dün çimen benim ayaklarımın altında idi bugün üstümde bitiyor. Görüyor musun? Toprak günahlardan başka herşeyi örtüyor.
Ümit, güvenlik yolunun başıdır. Yolda yürümesen de daima yolun başını gözet. "Doğru olmayan şeyler yaptım." deme, doğruluğu tut. / O zaman hiçbir eğrilik kalmaz. / Doğruluk Musa’nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazın sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca onların hepsini yutar.
Ey kardeşim! Sen fikirden ve düşünceden ibaretsin. Senin varlığın bunlardandır. Geri kalan sinir ve kemiktir ki, onlar hayvanlarda da vardır.
Gönlü ışık yakmayı, aydınlanmayı öğrenen kişiyi, güneş bile yakamaz. Gündüz gibi ışıyıp durmayı istiyorsan, geceye benzeyen benliğini yakıver.
Eden kendisine eder. Yapan bulur ve çeker. Unutma! Kazanmak koca bir ömür ister! Kaybetmeye ise anlık gaflet yeter.
Yüz binlerce birbirine benzeyenleri seyret de aralarında ki yetmiş yıllık farka dikkat et. İki şey birbirine benzeyebilir: Acı su da berraktır, tatlı su'da...
Ey özden habersiz gafil! Sen hala kabukla öğünüyorsun!
Ömründen nasibin, kendini Sevgiliden mesut bulduğun andan ibarettir.
Ey Zulümle bir kuyu kazan! Sen kendin için tuzak hazırlıyorsun.
Şunu iyi bil ki safları yaran, her şeyi yenen aslanla savaşmak kolaydır; gerçek kahraman odur ki önce kendi nefsini yener.
Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor, gama binlerce defa aferin.
Yeşilliklerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıldan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir.
Güzel üslupla söz söyleyenleriz; Mesih'in talebesiyiz; nice ölülere tuttuk da can üfürdük biz.
Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden, hakiki irfandan nasipsizdirler. Bu ilim sahipleri, bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.
Göz iki, kulak iki, ağzımız ise tektir. Çok görüp, çok dinleyip, az konuşmak gerekir.
Nice kişiler vardır ki dizimin dibindedirler, ama benim için sanki Yemen’dedirler. Yemen’de olan niceleri de vardır ki sanki dizimin dibindedirler.
Gözyaşının bile görevi varmış.. Ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.
Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, hiç aramamak demektir.
Güzel söyle de halk, yüzyıllar boyunca okusun. Tanrı'nın dokuduğu kumaş ne yıpranır, ne eskir.
Tuzağa saçtığın taneler cömertlik sayılmaz.
Gökyüzünde, yıldızlar arasında parlak ay nasıl görünürse aşık da yüzlerce kişi arasında öyle görünür, o göründümü herkesin parlaklığı söner.
Kanaatten hiç kimse ölmedi, hırsla da hiç kimse padişah olmadı.
İnsaf et, aşk güzel bir iştir! Onun bozulması, güzelliğini kaybetmesi, tabiatın kötü niyetli oluşundandır.
ALLAH ile olduktan sonra, ölüm de ömür de hoştur.
Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.
Bal yiyen, arısından gocunmaz.
Hiçbir mal sizin değil, neyi bölüşemiyorsunuz? Hiçbir can sizin değil, niye dövüşüyorsunuz?
Bir mum diğerini tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez.
Hırs insanı kör ve ahmak eder. Bilgisiz hale sokar da ölümü kolaylaştırır.
Ne mutlu o kimseye ki kendi ayıbını görür.
Herkes dışını süslerken, sen içini, kalbini süsle. Herkes başkasının ayıbını araştırırken, sen kendi ayıplarınla meşgul ol.
İyiliği ve ihsanı tamamlamak, başlamaktan daha iyidir.
İnsanları iyi tanıyın, her insanı fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin.
Bu dünya bir tuzaktır, tanesi de arzular.
İstediğin kadar inançlıyım de namaz kıl, sadaka ver. Umut verip, güven aşılayıp da yarıyolda bıraktığın insanın gönül sadakasını her iki dünyada da veremezsin.
Balığa, denizden başkası azaptır.
Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.
Soru da bilgiden doğar, cevap da.
Kötülerin kötülüklerine acıyın. Benliğin, kendini görüp beğenmenin etrafında dolaşmayın.
Adalet nedir? Ağaçları sulamak. Zulüm nedir? Dikene su vermek.
Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin! Sözün öylesine bir söz olmalı ki; Dünya'nın da sınırını aşmalı. Sınır nedir, ölçü ne? Bilmemeli!
Onun şekline, rengine bakma; azmine ve maksadına bak.
Korku erkektir, umut ise dişi; onlardan ölümsüz ve temiz şeyler doğar.
Surette kalırsan putperestsin. Her şeyin suretini bırak, manaya bak.
Ey-sevgili, ilacım de sensin, çarem de sensin.Yüz parça olmuş gönlünnün nuru da sensin,çaresiz gönlümde, senden başka ne varsa hepsi yok oldu,Beni kimsesiz bırakma! Gel!
Not : Hz. Mevlana Sözleri Kısa Mevlana Özlü Sözleri Devamı Resimli Olarak Farklı Bir Başlık Altında Gelecek.
TeknoWin | Güncel,Teknoloji,Haber,Program indir,Film izle, Oyun İndir,Paylaşım Portal Sitesi
Kendimi bildim bileli insanın, tam olarak ne olduğunu belki de hiçbir zaman anlayamayacağı bu sonsuz evrendeki yerini ve var olma nedenini merak etmişimdir. Bunun yanında ruh, hayalet ve karabasan gibi kavramlar her zaman ilgimi çekmiştir. Zaten tarih öncesi çağlarda mağaralarda yaşayan ilkel insanlardan bu yana, merak ve korku duyguları hep açıklanamayan kavramlara yönelik​ olmamış mıdır? Notlarımın daima yüksek olduğu derslerimde ve hayatımın her alanında hep düzenli biri olmuşumdur. Okul birincisi olarak bitirdiğim liseden sonra, üstün zekalı ögrencilerin eğitim gördüğü bir okulun matematik bölümüne seçildim. Katı kuralların geçerli olduğu bu okuldaki bölümümüzde tek sınıf vardı ve mevcudumuz sadece 30 kişiydi. Her gün saat kaçta uyuyup uyanacağımız, hangi derslerde hangi konuları işleyeceğimiz ve derslerden sonra neler yapacağımız, haftalık programlarımızda belliydi. Okuldan mezun olduktan sonra her birimiz ülkenin farklı yerlerinde göreve başlayacaktık. Yeşil bir bahçe içerisinde yükselen, eğitim ve her türden sosyal aktivite için inşa edilmiş beyaz renkli binalardan oluşan okul yerleşkesi, çarşıya çıktığımız hafta sonlarını saymazsak bizim tek yaşam alanımızdı. Üç kişilik koğuşlardan oluşan yatakhanemizdeki oda arkadaşlarım, okul numaralarımız seri olduğu için sınıftaki oturma düzenimiz de yan yana olan, Faruk ve Serdar'dı. Çoğu zaman beyaz ve ipliksi bulut şeritlerinin, deniz üzerindeki ufka doğru uzanarak gelişigüzel desenlerle bezediği mavi gökyüzü altındaki bu şehirde; yüksek bir tepe üzerinde kurulu olan okul yerleşkemiz, kıyının hemen önünde yükselen beyaz kent binalarını yukarıdan görürdü. Gün boyunca denizden aldığı solukla esen meltem, bize iyot ve yosun kokusu yanında huzur da getirirdi. Okulun gerisinde; göğe doğru uzattığı başlarında, antik çağ tanrılarınınki gibi, sislerden taçlar taşıyan dağların kayaçlardan oluşan bağırlarında pamuksu bulut parçacıkları birbirleriyle oynaşırdı. 3. sınıfın ortalarına doğru, derslerden ve monotonluktan​ oldukça sıkılmış bir vaziyette kendime başka uğraşlar bulmaya çalışıyordum. Çok az olan boş zamanlarımı genellikle kütüphanede geçiriyor ve ders kitapları dışında bulabildiğim her türden kitabı okuyordum. Bir gün kütüphanenin kuytu köşesinde bulunan rafların birinde, sanki kolay bulunmaması için bilinmeyen bir güç tarafından oraya özellikle saklanmış gibi duran, cildi oldukça yıpranmış bir kitap buldum. Bu eski kitabın Arap yazarı, kitapta çöl cinleri hakkında bilgiler verip, onlarla nasıl temas kurulabileceğiyle ilgili ritüel tarifleri yapıyordu. Kitabı okudukça onlarla iletişime geçme arzusu, başı göklere uzanan karlı zirvelerden yuvarlanan bir kartopu gibi, içimde hızla büyüyordu. Bugüne kadar zihnimi meşgul eden pek çok cevapsız soru hakkında onlarla bilgi alışverişinde bulunabilmek, içimde tarifi imkansız bir heyecan uyandırmıştı. İnsanı dehşete düşüren birçok metod içerisinde en basit olan ve en az 3 kişinin katılımıyla gerçekleşen bir ritüeli uygulayabileceğimi düşündüm. Oda arkadaşlarım Faruk ve Serdar’a bu kitaptan ve ritüelden bahsedince önce sıcak bakmadılar fakat o kadar çok ısrar ettim ki en sonunda onları ikna edebildim. Okul yönetiminin böyle bir davranışı hoş karşılamayacağını düşündüğümüz için bunu gizli bir şekilde yapacaktık ve bundan kimseye bahsetmeyecektik. Öncelikle ihtiyacımız olan şey, kimsenin uğramayacağı boş bir mekandı. Bunun için okulun alt katında bulunan ve kullanılmayan bir sınıfı gözümüze kestirdik. Gece saatlerinde etüd odalarında sınavlara çalışabilmemiz için yatakhanemizin hemen yanında olan okulumuzun kapısını kilitlemiyorlardı ve bu nedenle içeri girmemiz sorun olmayacaktı. Hafta sonu çıktığımız çarşıdan; ritüel için gerekli malzemeler olan bakır tas, yanmış odun kömürü, mum, soğan kabuğu ve bıçağı temin ettiğimiz günden sonraki gece saat 2 civarı boş sınıfa girdik. Bahçedeki aydınlatma direklerinin lambalarından içeri süzülen sarı ışıkların hafifçe aydınlattığı sınıfta, ritüelde tarif edildiği gibi, kömürle yere çizdiğim dairenin içerisine oturduk ve etrafımıza mumları dikip, içerisine soğan kabukları doldurduğumuz bakır tası tam ortamıza koyduk. Kitapta yazan ve ne anlama geldiğini bilmediğim Arapça yazıları küçük kağıtlara geçirip soğan kabuklarının üzerine koydum. Tasın içerisindeki soğan kabuklarını ve kağıt parçalarını yaktıktan sonra üçümüz de bıçakla avuçlarımızı kestik ve el ele tutuşup beklemeye başladık. Dumanın dışarı çıkması için aralık bıraktığımız pencereden içeri tekinsiz bir hafiflikte esen rüzgarın etkisiyle; sınıfın lacivert perdeleri, az sonra gerçekleşmesini umduğumuz yasak hadisenin huzursuzluğundan titrer gibi, tok silkelenme sesleriyle çırpınıyordu. Alevler sönmek üzereyken şiddetlendikçe şiddetlendi ve neredeyse bir insan boyutuna ulaştı. Sanki dans ediyormuş gibi hareket eden alevler yavaşça şekillenip baş ve kollara benzeyen uzuvlar oluşturmaya başladı. Soğumakta olan lavların katılaşması gibi yavaşça ve kısım kısım oluşan bedenin turuncu teninden yayılan kırmızı ışık, duvarlarda korkunç gölgeler oluşturuyordu. Faruk o an ritüeli bırakmak istiyormuş gibi gözlerimin içine baktı fakat ben yarıda kesmenin bir felakete neden olabileceğini düşünerek başımı, hayır anlamında iki yana salladım ve ikisinin de elini daha sıkı tutmaya başladım. Alevler üzerinde yavaşça katılaşan bu deri katmanları birleşip; üzerinde boynuzu andıran iki küçük uzantı bulunan büyük bir başı, elleri neredeyse ayaklarına değecek kadar uzun kolları ve uzun sivri kulakları olan bir varlığı oluştururken kulaklarımızı sağır edecek şiddette bir çınlama sesi duymaya başladık. Varlık, yanlardan iki gözünün ortasına doğru kapanan kocaman göz kapaklarını açıp, sarı ve elips şeklindeki göz bebeklerini bana doğru diktikten bir süre sonra, duyduğumuz çınlama sesi tiz bir sese dönüştü ve Benden ne istiyorsunuz? dedi. Ben de korkuyla titreyerek Öğrenmek istiyorum diye cevap verdim ve Siz ne tür varlıklarsınız? diye ekledim. Cin; Sizden pek bir farkımız yok aslında. Biz de sizin gibi akıllı varlıklarız. Aramızdaki fark; yaratılışlarımızın farklı temeller üzerinde, farklı olarak şekillendirildiğidir. Benimle temasa geçerek çok büyük bir hata yaptınız. Bunun elbette sizin için bir bedeli olacaktır. dedi ve varlığın sesi tekrar, unutulmuş mezarlıklardaki hayaletlerin nefret dolu çığlıkları gibi, bedenlerimizin her hücresini korkuyla dolduran o çınlama sesine dönüştü. Varlığın bedeni tekrar yavaşça hareket eden alevlere dönüşürken, çınlama sesi de gittikçe zayıflayıp yerini küçülen ateşin cılız çıtırtılarına bıraktı. Ateş söndükten sonra, içerisindeki küllerden ince bir dumanın tüttüğü bakır tasın etrafında öylece kalakalmış bir vaziyette otururken; cinin giderken sanki tüm enerjimi de emip beraberinde götürmüş olduğu gibi bir hisse kapıldım ve bir süre kendimde ayağa kalkacak gücü bulamadım. Faruk ve Serdar kollarıma girip beni yatakhaneye taşıdı ve ben yatağa uzandıktan sonra bir süre başımda bekleyip endişeli gözlerle beni izlediler. Gözlerimi kapadığımda, eski çağların tekinsiz çöllerinde yaşanmış, bana ait olmayan anıların kan donduran derecede korkunç birtakım görüntülerini görüyordum. Bölük pörçük gözlerimin önüne gelen bu kesitler; gece ay ışığı altında, dev okyanus dalgalarını andıran soğuk kum tepeleri üzerinde tuhaf iniltiler çıkararak gezen ve gündüz kavurucu güneşin altında kervanlara saldırıp, tıpkı kan emen vahşi hayvanlar gibi, insanların ruhlarını emen korkunç şeytanların olduğu görüntüler içeriyordu. O gece sabaha kadar hiç uyuyamayıp, bu anıların sahibi olan ve vücutları parçalanan kişilerin yaşadığı acıları bire bir vücudumda hissederken aynı zamanda beynimin içerisinde, birçok kişiye ait, belli bir anlamı olmayan ve sadece birkaç kelimeden ibaret konuşmalar yankılanıp durdu. Sabah yataktan kalkıp derse gitmek için hazırlanırken, birkaç defa görünmeyen bir varlığa ait elin omuzuma dokunduğunu hissettim. Derste iken belirli aralıklarla, gece duyduğum konuşma seslerini beynimin içerisinde duymaya devam ettim. Yine bir ara bu konuşmalar yankılanmaya başladıktan sonra kendimi sınıf arkadaşlarım tarafından sırt üstü yere yatırılmış ve hareket kabiliyetim engellenmiş vaziyette buldum. Kollarımdan ve bacaklarımdan tutup hareket etmeme izin vermeyen şaşkın bakışlı arkadaşlarıma ne yaptıklarını sorduğumda, bana Asıl sen ne yapıyorsun?
Neyin var? dediler.
4 ya da 5 kişi beni kaldırıp karga tulumba sınıfın dışına çıkarırken; diğer arkadaşlarımın, yüzü kanlar içerisinde olan ve acıyla inleyen Bekir Hoca'yı masasına oturttuklarını gördüm. Arkadaşlarımın beni odasına götürdükleri Bölüm Başkanı olan Alper Hoca'ya olay hakkında hiçbir şey hatırlamadığımı söylediğimde bana, ders esnasında Bekir Hoca'ya saldırarak onu darp ettiğimi fakat Bekir Hoca’nın her şeye rağmen adli yönden davacı ve şikayetçi olmadığını anlattı.
Alper Hoca bahsetmemişti fakat büyük ihtimalle Disiplin Kurulu bana 1 ay gibi bir süre okuldan uzaklaştırma cezası verip Psikiyatri Polikliniğinde tedavi görmemi talep edecekti.
Alper Hoca'nın odasından çıkıp yatakhaneye gittim ve yatağa uzandım. Yine ara ara beynimde yankılanan sesleri duyuyor ve zihnimde, asla düşünmemem gereken şeytani düşünceler beliriyordu. Aklımı kontrol edemiyor ve gözlerimi kapadığımda, değer verdiğim insanları acımasız şekillerde katlettiğim bölük pörçük görüntüler görüyordum. Alper Hoca'nın odasından çıktıktan sonra ellerimde farkettiğim titremeler, artık yerini yavaş yavaş istem dışı parmak ve bilek hareketine bırakmıştı. O an hayatta gerçeğe dönüşebilecek en korkunç kabusun, insanın düşüncelerini ve eylemlerini kontrol edememesi olduğunu düşünürken birden aklıma, cinin, Benimle temasa geçerek çok büyük bir hata yaptınız. Elbette bunun sizin için bir bedeli olacaktır. dediği sözleri geldi. Faruk ve Serdar’da henüz anormal bir davranış görmemiştim fakat; Belki de bendeki bu ruhsal bozukluğun aynısını yakında onlar da yaşamaya başlayacaklar diye düşündüm. O an, ilk etkilenen kişinin ben olmamı; ritüeli planlayan ve cinle bire bir konuşan kişinin ben olduğum nedenine bağladım.
Ben zihnimi bu düşüncelerle meşgul ederken; kendimi kızgın güneşin kavurduğu bir çölde, kumlara bata çıka ilerlemeye çalışırken buldum. Ufka doğru uzanan sarı kum tepeleri arasında, dallarına akbabaların tünediği üç gövdeli bir ceviz ağacı gördüm. Ona doğru biraz daha ilerledikten sonra gökyüzünün maviliklerinde o uğursuz çınlama sesi yankılandı ve akbabalar, boğazları kesilen çiftlik hayvanlarının can çekişirken çıkardıkları sesleri andıran ötüşleriyle ağaçtan havalanarak başımın üzerinde dönmeye başladılar. Ben gökyüzünde onları izlerken, ayaklarımın kuma giderek daha fazla batmaya başladığını fark ettim. Beni yavaşça içine çeken kumlardan kurtulmak için çırpındıkça daha fazla gömüldüm ve tamamen kumlar tarafından yutulup nefessiz kaldım. Tam boğulmak üzereyken gözlerimi açtığımda kendimi akşam, yatakhanedeki yatağımda sırt üstü uzanmış vaziyette buldum ve tüm bu yaşadıklarımın korkunç bir kabus olduğunu düşündüm.

Fakat rüyadan uyanmama rağmen hala nefes alamadığım gerçeğiyle yüzleşince, ellerimle kendi boğazımı tüm gücümle sıkıyor olduğumu fark ettim. Hemen ellerimi boğazımdan çektikten sonra, uzun süre oksijensiz kalmaktan kaybetmeye başladığım bilincimim yerine gelmesi biraz zaman aldı. Telefonumun saatine bakınca saatin gece 2 olduğunu gördüm. Zihnimin ve vücudumun şeytani bir varlık tarafından kontrol edilğinden artık emindim. Ritüelden sonra gittikçe güçlenip zihnimi ele geçiren ve gündüz çevremdeki insanlara tehdit oluşturan, şimdi ise daha da ileri gidip kendi canıma kastetmeye başlayan bu şeytani varlığın etkisini bir an önce yok etmeliydim. Dolabında sakladığım cin kitabını açıp sayfalarını alelacele karıştırdığımda; ritüellerle kurulan temasların, cinlerin kişileri kontrol altına alabileceği birtakım etkileri başlatabileceği ve bu etkilerin ölümcül derecede tehlikeli olabileceği bilgileri yer alırken, bu etkilerin nasıl yok edileceğiyle ilgili herhangi bir bilgiye rastlayamadım. Ritüeli tekrarlayıp, beni kontrol eden cinden, etkiyi sonlandırmasını istemekten başka çarem kalmamıştı. Şeytani bir varlıktan, kötülük yapmaya son vermesini talep etmek her ne kadar tezat olsa da Faruk ve Serdar'ı uyandırıp ritüeli tekrarlamak zorunda olduğumuzu, aksi takdirde ölümcül sonuçlara maruz kalabileceğimizi anlattım. Hiç itiraz etmeden önerimi kabul etmelerinin ardından, daha önceki ritüelden kalma malzemeleri ve soğan kabuklarını dolabından alıp tekrar aynı boş sınıfa gittik. Aynı şekilde yere kömürle bir halka çizip etrafına mumları diktim ve bakır tasın içerisine soğan kabuklarını doldurup içerisine, tuhaf Arapça yazıları yazdığım küçük kağıtları da atıp tutuşturdum. Dairenin içerisine oturup, daha önceki ritüelde olduğu gibi, avuç içlerimizi bıçakla kanatarak el ele tutuştuk. Şekillenen alevler cinin bedenine dönüşürken tekrar o tahammül edilmez çınlama sesi yankılanmaya başladı. Fakat bu sefer gelen cinin öncekinden farklı olarak bir kadın olduğunu gördük. Bu cin de en az daha önceki cin kadar korkunç bir görünüme sahipti. Çınlama sesi gittikçe tizleşip cinin sesine dönüştü ve  Benden ne istiyorsunuz? dedi.
Ben yardımına ihtiyacım olduğunu söyleyip Bana olan şey nedir? Diye sordum.
Cin; Sen ele geçirilmişşin diye cevap verdi.
Ona Peki beni ele geçiren şeyi nasıl bulabilirim? Bu lanete nasıl son verebilirim? diye sordum.
Cin Bu ritüeli yaparak her seferinde herhangi bir varlıkla temas kurabilirsiniz. Fakat aradığınız varlığı bulabilmek için onun adını bilmeniz gerekir. Şu anda yapılmakta olan şeyden dolayı daha fazla kalmayacağım, çünkü çok yoruluyorum dedi.
Şu anda yapılan şey nedir? Diye sordum.
Cin; 22 yıldır yapay zeka teknolojileri geliştirme çalışmaları yürüten bir şirketin araştırma laboratuvarında bulunan ve ağ bağlantısıyla birbirlerine bağlanmış 3 adet bilgisayar, erişim izni olmadan dosyalarıma giriyor dedi.
Hepimiz şaşkınlıklık içerisinde Bilgisayar ne alaka? Ne dosyası? Ne bilgisayarı? diye sorduk.
Cin;O bilgisayarlar sizlersiniz diye cevap verdi.
Genesis
TeknoWin | Güncel,Teknoloji,Haber,Program indir,Film izle, Oyun İndir,Paylaşım Portal Sitesi
TeknoWin'de paylaştığımız dosyalar veya .exe'ler tamamen virüssüz ve güvenlidir. Paylaşımlarımızda Virüs Total Sonuçlarınıda eklemekdeyiz. Bu konuyu kısaca anlattım bu program hakkında hiç bilginiz yoksa bu programı detaylıca anlatdığımız Internet Download Manager IDM Nasıl Kullanılır? Resimli Anlatım Kullanımı Bu konumuzu inceleyin.
Not : Dosyanın Rar Şifresi: teknoowin.blogspot.com.tr Yapamadığınız veya karşılaştığınız herhangi bir sorunda Yorumlar kısmından bize bildiriniz.
IDM nedir?
IDM uzun adı ile Internet Download Manager bir tür dosya indirme yazılımıdır. Dosya indirme hızını 5 katına kadar arttırabilir. IDM, normal dosya indirmenin yanında indirme işleminin duraklatılması veya sonra indirmek üzere zamanlanması gibi özelliklere de sahiptir.

IDM aynı zamanda, kesilen indirme işlemleri, elektrik kesintisi veya ani kapanmalar sonucunda oluşan indirmelerin yarıda kalması, bağlantı kopması gibi durumlarda, indirme işleminin sonradan devam edebilmesini sağlar.

IDM kullanımı oldukça kolay bir indirme yöneticisidir.
IDM ne işe yarar?
IDM indirme hızının yaklaşık 5 kadar kadar artmasını sağlar. Bazı dosya sunucuları indirme işlemlerinde limit kullanırlar. Yani siz bir sunucudan indirme yapmak istediğinizde, sizin internet bağlantınız ne kadar iyi olursa olsun, sunucunun size izin verdiği hızda indirme yapabilirsiniz. IDM sunucuya birden fazla bağlantı açarak bu bağlantı kanalları üzerinden paralel indirme yapar. Böylelikle sunucuda hız limiti olsade siz IDM vasıtasıyla birden fazla bağlantı açarak daha hızlı indirme yapabilirsiniz.
Program Bilgileri
Program Adı : Internet Download Manager (IDM)
Program Dili : Türkçe & İngilizce
Program Türü : İndirme Yöneticisi
Program Sürümü : v6.25 Build 25
İşletim Sistemi : Windows XP-10
Platform : PC
Crack : Muvcut
Dosya Türü : Exe
Dosya Boyutu : 7,78 MB (8.165.271 bayt)
Yapmanız Gerekenler
İlk rar dosyasından programı çıkarıp kurun. Daha sonra programı sag altta bulunan "Gizli simgeler" bölümünden kapatın veya "Görev Yönecisinden"de sonlandıra bilirsiniz sonra "Pack" klasörü içerisinde 2 dosyayıda kopyalayıp .exe ve .reg Internet Download Manager programının kurulu olduğu bölüme yapıştırın ve programı çalıştırın tamamen full. Bizim paylaştığımız dosyalar tamamen virüssüz ve güvenlidir.
IDM İNDİRVİRÜS TOTAL SONUÇLARI
TeknoWin | Güncel,Teknoloji,Haber,Program indir,Film izle, Oyun İndir,Paylaşım Portal Sitesi
Sizce gelmiş geçmiş en iyi diziler hangileri? 2017 yılında izlenmesi gereken en iyi yabancı dizileri listeledik. Güncel dizilerle birlikte geçmiş yıllarda yayınlanmış ve efsane olmuş yapımları da ekledik.

Breaking Bad Game of Thrones Sherlock Cosmos Planet Earth Westworld Black Mirror House of Cards Taboo
İlk sezonu oldukça durağan geçse de diğer sezonlarında sizi ekran başından kaldırmayan muhteşem bir seri olarak dikkat çeken Breaking Bad’de sıradan bir kimya öğretmeninin kanser olduğunu öğrenmesinin ardından uyuşturucu kralı olma yolundaki hikayesini konu alıyor.
2011 yılından bu yana her sene tartışmasız en popüler dizi olarak dikkat çeken Game of Thrones, gelmiş geçmiş en popüler dizi olmaya aday bir şekilde 7. sezonu ile devam ederken 8. sezonunun da 2018’de geleceğini belirtelim. Dram, fantastik ve tarihi öğelerin muhteşem harmanlandığı yapımı neredeyse izleyip beğenmeyen çıkmıyor.
Arthur Conan Doyle’un muhteşem dedektif serisi olan Sherlock Holmes’un günümüze uyarlanmış şekilde oluşturulan oldukça başarılı serisi yılda 3-4 bölüm çıkmasıyla sevenlerini her sezonda bir yıl bekletse de gerek oyunculuk gerekse konu itibariyle polisiye severlerin açık ara favorisi konumunda
Cosmos: A Spacetime Odyssey
Belgeselden bahsetmişken uzay ve bilim konusuna tutkun ve olanların ise kesinlikle kaçırmaması gereken bir başka seriden de bahsetmemek olmaz. Günümüzün en popüler astrofizikçisi olan Neil deGrasse Tyson’ın anlatımıyla harika bir seri sunan Cosmos, aslında Tyson’ın öğretmeni ve dünyanın en büyük astrofizikçilerinden olan Carl Sagan’ın aynı isimdeki 1980 yapımı serisinin uyarlaması olarak yayınlandı. Cosmos: Bir Uzay Serüveni adıyla Türkçe olarak da bulabileceğiniz serinin Haluk Bilginer’in muhteşem sesiyle de oldukça harika olduğunu belirtelim.
Klasik bir dizi yerine belgesel serisi olan Planet Earth, üzerinde yaşadığımız gezegenin ne kadar muhteşem bir yapıda olduğunu gözler önüne seriyor. Ciddi manada Dünya’ya aşık eden bu seriyi kesinlikle kaçırmayın.
Geçtiğimiz yıl yayınlanan ve izleyen herkesi oldukça etkileyen yapımı özellikle son aktörlük yıllarını izlediğimiz Anthony Hopkins’in harika oyunculuğu için bile izlemeye değer olduğunu belirtelim. Hem vahşi batı teması hem de bilim kurgu öğeleriyle harika bir iş çıkartan yapımı kaçırmamanızı öneriyoruz.
Teknoloji elbette güzel şey. Birçok iyiliği ve kolaylığı getiriyor. Peki, ya madalyonun diğer yüzü? Teknolojiye bambaşka bir pencereden bakan Black Mirror, her sezonunda sizi teknolojiden korkacak hale getirebilecek muhteşem kurguları ile mutlaka izlemeniz gereken yapımlar arasındaki yerini alıyor.
Tüm dünyada en medyatik kişiler olan siyasetçilerin ve bulundukları siyaset meydanının arka bahçesini hiç merak ettiniz mi? Bunu kurgusal açıdan olsa da “Neden gerçek olmasın ki?” dedirtecek kadar sert bir biçimde işleyen House of Cards’da Kevin Spacey ve Michel Gill’in olağanüstü derecede başarılı oyunculuklarıyla bir dış işleri bakanının Amerikan Başkanlığı’na oynaması ve sonrasında gelişen olayları anlatıyor.
Daha oldukça yeni bir yapım olan Taboo’da Tom Hardy gibi bir ismin hem aktör hem yapımcı olarak yer aldığını, yönetmenin ise The Martian ile adını milyonlara duyuran Ridley Scott’ın olduğunu söylemek yeterli olacak. Son 10 yılını Afrika’da geçirip 1814 Londra’sına geri dönen bir adamın hayatını konu alan yapım, bu yılın favorilerinden olacağını şimdiden gösteriyor.
Supernatural Vikings Prison Break Narcos The Crown House MD Dexter Mr. Robot Buraya'da bak
Adı üstünde bir doğaüstü drama olan Supernatural Dean ve Sam Winchester kardeşlerin, doğaüstü yaratıklarla verdikleri savaşı konu alıyor.
Anneleri bilinmeyen bir varlık tarafından yakılarak öldürülmesi sonucu, babalarıyla beraber avcılık yapmaya başlayan kardeşlerden Sam normal bir hayat sürme isteği ile abiis ve babasını bırakıp üniversiteye gider.
Yıllarca ailesinden ayrı yaşayan Sam, abisinden aldığı babasının kayıp olduğu haberi ile eve döner ve macera yeniden başlar..
8. yüzyıl İskandinavyası’nda geçen dizi, basit bir çiftçiyken cesur bir savaşçıya dönüşen Ragnar Lothbrok ve ailesinin öyküsünü ekranlara taşıyor. Savaş Tanrısı Odin'in soyundan geldiğine inanılan Ragnor’un acımasız ve korkusuz adamlarıyla birlikte denizlerle olan imtihanını seyrederken; savaşçı ve tüccar bir kavim olan Vikingler’in çok az işlenmiş ilgi çekici kültürüne hep birlikte tanık oluyoruz.
Tarihi bir drama olarak nitelendirilebilecek dizinin hikayesi, gerçek Avrupa efsanelerine ve tarihsel figürlere dayanıyor.
Uzunca bir aradan sonra 2017’de tekrar geri dönecek olan Prison Break, gerek oyunculukları gerek konusu ve aksiyonu ile oldukça başarılı ve popüler bir yapımdı. Bu yıl yeni sezonu gelmeden izleyenlerin baştan izlemesinde, izlemeyenlerin ise derhal başlamasında fayda var.
Pablo Escobar gibi dünyanın gelmiş geçmiş en büyük uyuşturucu karteli olan adamın hikayesini ve yakalanışını konu alan Narcos, özellikle Escobar’ı konu aldığı iki sezonu ile ekran başından kaldırmamıştı. Devam sezonunda diğer kartellere de değinecek olan Narcos’un gerçek olayları temel alarak hazırlandığını da belirtelim.
Yine geçtiğimiz yıl başlayan ve bir anda popülerleşen Netflix yapımı olan The Crown, Kraliçe 2. Elizabeth’in hayatını konu alıyor. Britanya krallığının saraylarını bizlere gösteren The Crown, aldığı ödüller ile de başarısını kanıtlıyor.
Dr. Gregory House. Bu ismi bu diziden sonra unutamayacak, hemen ardından Hugh Laurie’nin yer aldığı filmleri ve dizileri izlemek isteyeceksiniz. Zekası, yalnızlığı ve umursamazlığı ile sizi hayran bırakacak House ve ekibini anlatan yapım kesinlikle kaçırılmaması gereken en önemli yapımlardan.
Polis teşkilatının içinde olan bir seri katil neler yapabilir? Hem de işi gücü kan ile alakalı olan biri. İşte bunun cevabını Dexter bizlere veriyor. Kendini iyiliğe adayan bir seri katil olmasıyla garip bir seriye imza atıldığını da belirtelim. Katilleri ve seri katilleri öldüren bir seri katilden bahsediyoruz. Evet, tam olayı idrak edemediyseniz hemen diziye başlayabilirsiniz.
Listemizde detaylı olarak bahsedeceğimiz son dizi ise Mr. Robot. Bilişim ve hack dünyasını farklı bir biçimde tanıtan Mr. Robot, sadece hack değil, aynı zamanda Fight Club’a göz kırpan yapısı ile de sizi fazlasıyla etkileyecek.
Buraya bakmasaydın eğer çok şey kaybedecektin en iyileri buraya aldık 😎
Bu yabancı dizilerin dışında en iyi diziler kategorisinde;
Sopranos
Mad Men
Person of Interest
2 Broke Girls
American Horror Story
Arrow
Daredevil
Jessica Jones
Luke Cage
Blue Mountain State
Chuck
Doctor Who
Fringe
Friends
Hannibal
How I Met Your Mother
Lie to Me
Limitless
Sons of Anarchy
Shameless
The Big Bang Theory
Flash
The Mentalist
The Wire
True Detective
gibi birçok diziyi de izlemeniz gerektiğini belirtelim.. Sizin de bu diziler dışında önerileriniz varsa yorumlar bölümünden bizlere aktarabilirsiniz.
TeknoWin | Güncel,Teknoloji,Haber,Program indir,Film izle, Oyun İndir,Paylaşım Portal Sitesi
Merhabalar;
Sevgili TeknoWin Okuyucu , Takipci ve Ziyaretcileri Bu yazımda başlıkdan'da  anlayacağınız üzere Sitem Yapım Aşamasında veya Şuan Yapım Aşamasındayız artık siz nasıl adlandırırsanız.
Nette gördüğüm kadarı ile çok nadir bu tarz blogger temaları var hatta yok denilecek kadar az olanlarda çalışmıyor, bu temada ise hiçbir sorun yok geri sayım sorunsuz bir şekilde yapıyor.
Temayı biraz düzenleyip vede Türkçeleştirdim  temada tek yapmanız gereken sadece geri sayım tarihi belirlemek olacak tabi açıklamaları da kendinize göre düzenleyebilirsiniz.

Geri sayım tarihi belirlemek için yapmanız gereken yukarıdaki görselde gördüğünüz gibi 1/1/2018 olan kısmı kendinize göre düzenlemeniz olacaktır.
Not: Blogger panelden tema yüklenmiyorsa Temayı Notepad++ yada Not Defteri ile açıp içerisindeki tüm kodları kopyalayıp manuel olarak kendiniz yapıştırıp kaydedin bu şekilde sorun çıkmayacaktır. Tema ile ilgili sorun yaşayanlar olursa yorumlarda bildirirseniz yardımcı olurum.