Korku, Korku Oku, Korku Hikayeleri, En İyi Korku Hikayeleri, En Korkunç Hikayeler, Gerçek Korku Hikayeleri, Okunması Gereken Korku Hikayeleri

İlk Temas

Ben üniversitenin ilk 3 yılını sorunsuz bir şekilde okuyan başarılı sayılabilecek bir öğrenciydim. Fen-Edebiyat fakültesinde okuyordum ve 3. sınıfın yaz tatilinde memlekete döndüm. Hikayede burdan sonra başlıyor. Onlarla ilk temasım daha doğrusu onların bana ilk teması tamda o günlerde meydana geldi. Suat abi bizim sınavı kazanmamızda çok büyük emeği olan biriydi dershanede hocaydı ve evinde fırsat buldukça bize özel ders verirdi ve 1 kuruş para bile talep etmezdi. Memlekete döndükten 2-3 gün sonra Suat abilere uğradım haydar die bi arkadaşım var bu manyak ingilizce işletmeyi kazanmıştı ama bırakıp gelip tekrar hazırlanacağını söylemiş Suat abiyle 2 haftadırda çalışıyorlarmış. Akşam bunlara gittim bunlar ders çalıştı biraz ardından yemeğe oturduk. Yerde yemeği yiyorduk tavuk kanat yapmıştı Suat abi. Suat abi her odaya 5 litrelik şişelerin kafasını kesip çöp kutusu yapmıştı bende yemek yerken gayri ihtiyari yediklerimi buraya atıyordum. Neyse evde biz üçümüzden başka 2 kişi daha vardı. Suat abi Nihat sen salonda yat tv izlersin benle haydar 1-2 etüt daha yapacağız dedi. Diğer 2 liseli gençte odalarına geçip yattılar. Ben tv izlerken dalmışım hep öyle olur zaten ama bir ara irkilerek uyandım ve uyandığıdmda tv açıktı. Fakat ben otomatik kapatmaya ayarlamıştım yarım saat sonra kapanacaktı. Hiç dönmedim yüzümü üşengeçlikten yada kesin haydar açmıştır kapatır birazdan dedim. Nitekim tam o anda banyodan musluk sesi geldi. Benim yattığım salonun tam karşısındaki duvarın arkasında Haydarla Suat abi yatıyordu. Yani salonun sağ tarafındaki kapıdan çıkınca dış kapı ve onların odasının girişi ve mutfak mevcuttu. Salonun sol tarafındaki kapıdan geçince banyo, tuvalet ve 1 oda daha vardı. Musluk sesini alınca haydar büyük ihtimal dedim ve uyumaya koyuldum. Tam o sırada tv kapandı. Lan noluyo dedim yarım saat mi uyuduk topu topu otomatik kapandı bu. Ardından lanet olsun o anlara herşeyin başlangıcı o zaman dilimiydi işte ardından musluk kapandı her tarafıma bi titreme geldi silkindim resmen. Biri o salondan geçti. Suat abinin evi bodrum kattı ve salonun bi bölümünde parke kaplı zeminde bi yere basınca gorçç die ses çıkardı. Lan bi döndüm kimse yok direk çarşafı üstüme çektim. Duvara doğru dönüktüm. Fısıltılar geliyordu ama sanki salonda 20 kişi vardıda birbirleriyle fısıldaşıyorlardı. Allahım dedim bu ne. Böyle bi şeyle karşılaşmakta mı varmış dedim. Ardından biri yükses sesle yüzünü dön, kalk dedi. Yutkunamıorum bile 30 saniye nefes almadım belki bu süre zarfında bi kere daha yüzünü dön dedi. Yüzleşecektim ama prizde takılı telefondan başka fırlatacak bi şeyde yokdu yakınımda. Tam telefonu avuçladım fırlatacağım bi ses daha geldi ama daha farklı bi tonla korkma dedi ardından ezan sesi geldi. Hiç bu kadar sevinmemiştim ezanı duyduğuma ne yalan söyleyeyim .O cesaretle döndüm salon bomboş kimse yok. Sonra 2-3 dakika oturdum öyle o sırada suat abilerin odasının ışığı yandı. İçerden suat abi seslendi nihat gel namaz kılalım hadi diye. Ulan ne ballıyım dedim tam zamanında korkmuşuz dedim. Neyse kalktım sağ kapıya doğru yürüdüm bunların odasının kapısına elimi attım ışıkları söndü. Neyse kapıyı açtım ki o ne. Afedersiniz bi çay bardağının çeyreği kadar altıma kaçırdım suat abide haydarda mışıl mışıl uyuyor. Lan korkudan gözlerim dolmaya başladı. Hemen Suat abiyi kaldırdım. dedim abi hal mesele böyle böyle ezan okudu namaza çağırdın beni diye diye yaşadıklarımı anlattım. Haydar gülmeye başladı sen sabahları çizgi film izle etkileniorsun gece tv izleme diye falan die basit basit konuşmaya başladı. Suat abi 1-2 dakika düşündü oğlum namaza daha yarım saat var ne diyorsun dedi. Abi nasıl olur dedim ezan okundu sen beni çağırdın içerden diye. Hemen salona fırladı ışığı açtı bende arkasındayım tabi. Hemen çöpe yöneldi kendi katılmamasına rağmen rağmen hayatımda tanıdığım en zeki insandı ki ben insanları eğitim alanlarına göre değerlendirmem neyse. Dedi nihat sen attın değil mi bu kemikleri. Evet abi herhalde ben attım emin değilim ama. Dedi ben haydar ve çocuklar atmayız ben kaç kere uyardım tembihledim onları. Buna gelmişler demek dedi. Ne buna gelmiş dedim.Üç harfliler yani cinler dedi. Lan benim betim benzim attı hele haydar, esmerim adamı ben hiç bu kadar beyaz görmemiştim bi dahada görmem herhalde. Suat abi çöpleri döktü korkma dedi problem yok kemiktir pis yerlerdir bu gibi yerlere gelirler. Çoğu korkutmak amaçlı eğlenmek için öylesine gelir zaten dedi. Arkadaş kafa yapacak bizi mi buldular anasını satayım diye geçirdim içimden. Ayetel kürsi, nas ve felak surelerini oku yat dedi. Abi bende sizin odada yatabilirmiyim dedim sabaha zaten eve geçecem. Önce gülümsedi sonra tamam gel yat dedi. Haydar ise hiç konuşmuyor orda bizi dinliyordu oda en az bizim kadar korkmuştu. Sabah gözlerimi açtım üzerimden sanki kamyon geçmiş gibiydi.Vucudum öyle ağırlaşmıştı ki anlatamam. Hemen kalktım eve gittim. Gerçi evde bi işim yoktu ama gece yaşayadığım olay nedeniyle hemen burdan ayrılmak istiyordum.

Çarpılma (İlk Temas 2)

Eve geçtim biraz oturdum abim babam nenem ve halamla oturuyorduk. Annem ben küçükken bi trafik kazasında hayatını kaybetmişti. Bana bebekliğimden beri nenem bakmıştı ki ona anne diye hitap ediyordum. Abimlede aramızda 2 yaş vardı ve arkadaş gibiydik. Evde biraz oyalandım, oturdum, kalktım, deli deli dolandım resmen. İkindiden sonra benim canım sıkıldı dışarı çıkacam dedim. Bizimkiler bendeki tutukluğu farketmişti ama bi şey sormadılar benide pek severlerdi sık boğaz etmezlerdi Allah razı olsun. Neyse dedim ben kahveye geçiyorum arkadaşlarla oturacağım biraz. Tamam dediler kalktım hazırlandım kahveye geçecem. Yolda giderken Lan nasıl oldu bu iş diye düşünüyorum takıldığımız kahve yürüyerek 15 dakika uzaklıktaydı. Acaba tekrar başıma gelir mi bu tür bi olay diye diye düşünüyorum ki kahveye vardım. Arkadaşlarla oturduk biraz muhabbet ettik. Hakan, olum sende bi tutukluk var dedi bi şey mi oldu bende yok ya soğuk almışım biraz dedim iyi bakalım öyle olsun dedi baya muhabbetten sonra okeye oturduk. Benim kafa hala geceki olayda unutmak ne mümkün. Oyunuda mahvettim yanlış oynuyorum işlek atıyorum herkes sessizliğe büründü resmen. Baktım olacağı yok dedim arkadaşlar ben kalkayım baya bi kötüleştim şifayı kaptık herhalde. Mustafayla hakan olum hastaneye götürelim dediler ama lafı geçiştirdim yok ben eve geçip dinleneyim yarın görüşürüz dedim. Tamam dediler selamlaştık ayrıldık. Ben çıktım hava kararmıştı 9 gibiydi eve doğru yürüyorum neyse yürüdüm yürüdüm ana yoldan eve doğru uzanan sokağa saptım, saptım ki sapmaz olaydım. Karşımda simsiyah bir köpek. Ama nasıl siyah anlatamam bide bildiğin dişlerini sıkıyormuş gibi gözlerini dikmiş bana bakıyor. Lan ellerim ceplerimde ayağım havada kaldı adım atamıyorum sanki o adımı bassam saldıracak paramparça edecek beni öyle bi duruşu var. Tam 1 dakikaya yakın asker etti beni orada lan geri dönecem geri çekildiğimi hissedecek peşime verecek ne yapsam ne etsem diye düşünürken köpek topallaya topallaya yolun kenarındaki iki apartmanın arasından kayboldu gitti. Sağ arka yağı topaldı köpeğin. Lan dedim keşke koşsaymışım yanından yetişemezmiş zaten . Ardından eve girdim kapıyı çaldım halam kapıyı açtı. Nerdesin len diye takıldı biraz, salona geçtim yemek yedim derken tek tek herkes yatmaya başladı benle abim kaldık. En son abim bende yatıyorum deyince bende hemen onla odaya geçtim bende yatıyorum dedim. Neyse abim yatıyor bende karşısındaki kanepede uzanıyorum. Elimde bilgisayar nette dolanıyorum. Bi yarım saat kadar dolandım tak laptop kapandı kendiliğinden. Lan bi düzine sövdüm belki ama takoz baya ısınmıştı ondan kapandı kesin diye düşündüm. Neyse uzanırken uyuyakalmışım birden uyandım boğazım öyle kurumuştu ki sanki 4 gün boyunca oruç tutmuşum gibi tuzlanmıştı nikahsız. Lan bi gümbürtü koptu bir havlama sesi ama nasıl, dedim mahalle kesin ayağa kalkar bizim odanın balkona açılan kapısı vardı ordan balkona çıktım. Hayda yine aynı köpek deli gibi dolanıyor etrafında daire çiziyor. Birden durdu bana baktı sanki aradığı şeyi bulmuştu hırlamaya başladı dik dikte bakıyor şerefsiz. O sırada köyden getirdiğimiz bir kasa elma vardı balkonda lan en büyüğünü aldım önce büyük bir ısırık attım ammada suluymuş dedim takk bi fırlattım direk köpeğin kafasına. Arkadaş köpek önce bi silkelendi yine aynı şekilde durmuş bana bakıyor. Sokayım böyle işe dedim ama baya tırstım içeri girdim . Bi sigara yaktım. İçerdeyim abime bakıyorum. Mışıl mışıl uyuyordu. Birden bi ses geldi salondan ama emindim kesinlikle salondan geldi. Odadan çıktım salonun ışığına dokunmamla yere kapaklandım lan elektrik mi çarptı noldu derken kafamda bi kaynama direk tuvalete attım kendimi beynim kaynıyordu herhalde ölüyorum dedim. Allahtan tuvaletin ışığı sorunsuz yandı. Tuvalete girdim bi otuz saniye dizlerimin üstüne çöktüm. Arkadaş o anda sol burun deliğimden bildiğin musluktan akar gibi kan gelmeye başladı bu ne dememle kapattım sol deliği. Elimle bastırdım ki bu sefer sağdan gelmeye başladı. Onuda kapattım lan noluyor dedim bu nasıl bi kanama bu. Normalde yazları hava çok sıcak olduğunda yada çok ders çalıştığımda hafif kanardı ama 1-2dakikaya dururdu. Ama bu öyle böyle değil. Lan bu sefer boğazımdan gelmeye başladı nefes alamıyorum öğürmeye başladım ama öküz gibi napayım ne deyim derken o sırada ezan sesi geldi dedim tamam bu benim selam sayılsın bıraktım ellerimi açtım kan akıyorda akıyor ben havluyla siliyorum o akıyor hocada ezanı karıştırdı o sırada dedim lan bari sela varsaydığım ezanım ciddi olaydı. Neyse sonra havluyla bastırdım. Allahtan kanama durmaya başladı. Ortalığı temizledim hemen geçtim yattım. Sabah kalktım telefonda suat abi 5 kez aramış beni hemen hazırlandım abiye ayıp olmasın diye aradım. Abi hayırdır dememle hemen bize gel dedi. Noldu abi dedim. Kimseye bir şey belli etme dedi ve hemen gel dedi. Halam kahvaltı hazırlamıştı abimle babamda işteydi. Halam yinemi oynadın burnunla o nasıl kandı öyle olum dedi. Hala valla durmadı bu sefer dedim. Neyse bi şeyler atıştırdım . Nenemi öptüm halamı öptüm direk Suat abilere. Suat abilere vardım evde o ve Haydar vardı. Selam verdim içeri geçtik. Abi noldu dememle. Tuttu kolumdan oğlum sen ne yaptın ha ne haltlar karıştırdın dedi. Abi noldu Allah aşkına yahu dememle dün gece burayı başımıza yıktılar dedi. Demesiyle haydar o 1.87 lik 90 kiloluk adam ağlamaya başladı. Abi noldu dedim Allahını seversen kim ne yaptı dedim. Biraz durdu gözlerime baktı yok dedi sen değilsin sen bi şey yapmadın değil mi. Abi valla mesele ne anlamadım bile dedim. Oturdu haydarda oturdu ben ayaktayım biraz sessizlik oldu sonra bana döndü tek soru soracam direk cevap ver dedi. Tamam abi başım üstüne dedim. Dün gece bi anormallik yaşadın mı demesiyle benim başımdan kaynar sular döküldü hemen anladım. Gözlerim yaşardı sonra topladım kendimi olayı anlattım işte elektrik çarptı burnumdan kan aktı falan. Suat abi yaklaştı bana ellerime baktı gözlerime baktı yok dedi sen çarpılmışsın indirmeye çalışmışlar ama bünyen kaldırmış dedi ben ağlayamıyorum bile korkudan. Başka bi şey oldumu dedi yok abi dedim ha bide imam dün gece ezanı karıştırdı nasıl dedi önce hayyalel salah diyeceğine hayyalel felah dedi . Söylemez olaydım artık savaş başlamıştı Suat abi ezan tersten okunmuş dedi nasıl tersten abi dedim abi imamı Şiblinin cinlerin esrarı kitabında yazıyor onların aleminde ezan tersten okunur eğer bir kapı açılırsa ezanlarının sesi gelir dedi. Yıkılmıştım kesin bize musallat oldular dedim. Hayır dedi bize değil sana dediler. Korkudan dilimi ısırıyordum abi dedim bak elini öptüm bana yardım et mahvolurum dedim. Haydara döndü Haydar sen direk üniversitede yaşadığın eve gidiyorsun sen kaçıp kendini kurtar ailenede okulu bırakmadığını bütünlemelere çalışacağını söyle. Haydar tamam abi dedi yutkundu ardından ee abi siz napacaksınız halledebilecekmisin dedi. Suat abi bu iş beni aşar Nihatla ben gidiyoruz.

Yakın Görüş (İlk Temas 3)

Suat abiyle bizim eve gittik salona geçtik babamla arası çok iyidi Suat abinin. Bizim aile her zaman onunla takılmamı tembihlerdi iyi insandı çünkü. Çayımızı içtik Suat abi babama abi nihatla bizim köye gidelim diyoruz orada bi hocam var ne zamandır ziyaretine gitmemiştim hem Nihat içinde değişiklik olur hocamızı görür hayır duasını alır dedi. Babam hemen verdi izni direk ne zaman gidiyorsunuz dedi valla abi bu akşam çıkalım yola diyoruz babam biraz şaşırdı ama Nenemde gidin dedi Allahın dostudur gidin biraz ders alın dedi babamda fazla uzatmadı tamam dedi yolunuz açık olsun abim ve halam evde yoktu dışarı çıkmışlardı. Neyse bizimkilerin elini öptük evden çıktık. Ben bi şey belli etmemek için baya gayret ettim ama sesim ister istemez çıkmıyordu. Suat abinin eski model bi arabası vardı ama baya sıcak bir arabaydı çok şirindi bindik yola çıktık gideceğimiz yer 8 saat uzaklıktaki bi şehrin ….. ilçesine bağlı bi köydü. Yola çıkmıştık Suat abi beni rahatlatmaya çalışıyordu Allah ondan razı olsun böyle bi insanı tanımak bile yeter ve artardı. Nihat halledecez merak etme olabilir korkma hocamın ilmi Allahtandır o istedi Allah verdi oda bize Allahın ona öğrettikleriyle yardım edecek inşallah dedi. Yola devam ediyorduk ben uyuyakalmışım bi ara sallantıdan uyandım gözümü açtım Suat abi o an of ya kesin su kaynattı dedi. Abi noldu dedim arıza var dedi indi. Bende indim lan zifiri karanlık her yer, yanımızdan geçen nehrin gürültüsü ortamı bayağı geriyordu. Suat abi arabayı tamir ediyordu bende arabaya yaslanmıştım birden nehrin oradan bir ses gelmeye başladı boğuk bir sesle ‘ teâle ‘ diyordu lan Suat abiye bakıyorum kesinlikle duymamış arabaya odaklanmış adam. Dondum kadım. Birden tekrar bi ses geldi yine aynı şeyi söylüyordu ama bu ses tonunu duymuştum tamda o sesti Suat abilerde bana yüzünü dön diyen sesti bu ama teale neydi derken bi ses daha geldi ‘le tuğfir bu ‘ baya korktum Suat abi o esnada tamamdır Nihat arabaya binde marşa bas bi dedi hızlıca geçtim arabayı çalıştırdım olmuştu çok şükür. Arabaya bindik Suat abi fazla zaman kaybetmedik hızlı yaptık dedi bende abi dereden sesler geliyodu duydun mu dedim. Yo duymadım ne sesi dedi abi biri bana öfkeyle teale dedi ardından başka biri le tuğfirbu dedi Suat abi eminmisin Nihat nasıl olur araba bile geçmedi dedi bende abi valla duydum hatta o gece sizde duyduğum 2 farklı sesti aynı sesleri biraz önce duydum dedim. Nihat bu işte bi iş var dedi nasıl abi dedim. Biri sana gel diğeri gitme demiş demesiyle benim betim benzim attı gerçektende içinde bulunduğum durumun psikolojimi yerle bir edeceği ve geri kalan hayatımın bambaşka bir yaşantı haline dönüşeceği bir durumdaydım. Cehennemin dibi bu olsa gerek diye düşündüm. Hiç konuşamadım Suat abi bi yola bi bana bakıyordu ardından sen biraz daha uyu az kaldı zaten merak etme herkesin başına gelebilir dedi. Evet herkesin başına gelebilir belkide bu tür olaylar Allahın bize kendini hatırlattığı olaylardır diye düşünürken uyuya kaldım. Artık kabuslar başlıyordu. Kötü bir kabus gördüm bi sandaldayım çok tedirgin bir durumdayım. Avazım çıktığı kadar bağırıyorum yardım edin boğulacam kimse yok mu baba, Suat abi, abi diye diye tek tek herkese seslendim ama kimse yok arkamı döndüm kıyı görünüyordu ama çok çok uzaktaydı sonra diğer tarafa döndüm aman Allahım bir karartı hemde o karanlıkta öyle büyük bir karartı ki çok uzakta olmasına rağmen tüm görüş alanımı kaplıyordu sonra gözüm daha yakınlara takıldı korkuyla tek tek saydım 12 tane sandal bana doğru yaklaşıyor hızlıca 10-15 metre uzağıma kadar gelip durdular tam o sırada arkamdan, kıyıdan bi ses geldi hemen buraya dön bakma onlara dedi bu sesi hatırlıyordum o gece bana korkma ve derenin orda gitme diyen sesti hızlıca oraya doğru döndüm ama baktım kimse yok nerdesin Allah hakkı için yardım et diye ağlaya ağlaya haykırdım kıyıdayım denize gelemem dediklerimi yap kurtulacaksın dedi başka çarem mi var sanki dediklerini yapacaktım dediklerinin hiçbirini kabul etme dedi. Birden arkamdakilerden biri yüzünü dön dedi ben o an bu tarafın düşman olduğunu anlamıştım elbet hayır dedim. Ya dön yada ömründen ömür gitsin dedi. Sizin gitsin ey lanetlenmişler dedim. Biraz sessizlik oldu ardından Onu vereceksin yoksa tüm konuşmuşluğun olanlar parçalanacak dedi. Susuyordum ne istiyordu bunlar bu nasıl bi rüya, rüya mı gerçek mi beynim artık yavaş yavaş idrak etme ve sorgulama yetisini kaybediyordu. Hiç bi şey düşünemiyordum kabul edecektim evet diyecektim. Tam dönecek ve tamam istediğiniz nedir diyecekken kıyıdaki ses geldi. Onu mu istiyorsunuz kıyıya gelin. Gelin ve alın o zaman…O sırada bu neee diye uyandım deli gibi bağırıyorum 2-3 dakika sadece bağırıp zaptedildiğimi hatırlıyorum. Hiçbir şey duymuyorum Suat abinin Nihat dur sakin ol kardeşim dediğini duydum. O an kendime geldim. Adama bir sürü tekme atmışım her yeri ayakkabı izi yüzünüde çizmişim. Bi an gözgöze geldik. Direk attım kendimi yere ama nasıl ağlıyorum. Hayatımda öyle ağlamadım.Tüm bu yaşadıklarımın hatta önceden yaşadığım kötü zamanların patlamasıydı belki . Hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. Suat abi özür dilerim dedim. Saçmalama olum ne özrü belliki kabus gördün dedi. O an kendimi yolun karşı tarafındaki uçurumdan atmak istedim bu adamın ne suçu var neden bu yaşadıklarımı o temizlemek zorundaki belkide çıldırdım ben en iyisi bi hastaneye yatmak diye düşünüyorum. O an Suat abi elini uzattı ve güçlü ol dedi korkma hadi kalk ayağa köye geldik hocamızın yanına gidelim. O ki tek işi gücü düşündüğü Allahtır. Allahın sevdiği adamın yanından daha hayırlı bi yer mi var bitecek korkma hadi kalk dedi. Elini tuttum ve kalktım biraz durdum ve Suat abiye sıkıca sarıldım tamam abi sen ne diyorsan o, söz veriyorum öl desen ölürüm dedim. Hadi hadi sen bana sağ lazımsın bu iş bittikten sonra ben sana yapacağımı bilirim dedi. Arabaya bindik 500 metre kadar ilerden sola saptık. Köyün girişine gelmiştik etrafı izliyordum çok güzel bir yerdi zaten ……. Bölgesi yemyeşil bir yerdi cennet gibiydi. Arabadan indik köy kahvesine doğru ilerledik. Suat abi selamun aleykum diyip içeri girdi herkes selamını aldı bende arkasından merhaba dedim lan kimseden çıtt yok hayda sanki küfür ettim diye düşünürken selamun aleykum dedim vayy aleykum selam dediler. Lan bunlarda on numaraymış dedim tebessüm ettim içeri geçtim. Sanki kurtulacakmışım gibi bi his geldi hemde çok yakın bi zamanda. Keşke düşündüğümden kolay olsaydı.

Başlıyor (İlk Temas 4)

Suat abi kahvedekilerle sohbet etmeye başladı benide tanıştırdı herkesle. Biraz hal hatır faslından sonra Ahmet hocayı sordu. Kahvedekilerden bi amca, namazdaydık yarım saat önce biz çıktık o kaldı her zaman ki gibi, neredeyse geçer eve dedi. Suat abi evine gidelim mi dedim yok dedi zaten kahve yolunun üstü biraz sonra gelir dedi. Tamam abi dedim. Hemen gelmesi için dua ediyordum içimden, ben birini böyle heyecanla beklediğimi hatırlamıyorum biraz daha oturduktan sonra kahvenin kapısı açıldı bi adam girdi abi bu kim dedim Suat abi gülerek beklediğimiz adam dedi yapma abi işimiz bu manyağa kaldıysa ayvayı yedik dedim adam anlamsız anlamsız bağırmaya başladı. O da ne aman Yarabbim efsaneler doğruymuş lan bu köyün delisiydi adamın altında sadece beline kadar çekilmiş bi keten pantolon vardı hemde o sıcakta. Üstündede hiç bi şey yok. Lan arkadaş Suat abide az değil böyle şakamı olur. Bu deli benim eşşeğim nerde ulan dedi bağırarak. Tüm kahve gülmekten yerlerde resmen, kahveci git üstüne bi şey giy lan diye bağırdı buna neyse bu çıktı Suat abinin gözü dışarıdaydı bi yere kilitlenmişti geldi dedi hemen kapıya yöneldi dışarı çıktı hocanın elini öptü biraz konuştular ardından içeri geldiler tüm kahve ayağa kalktı Ahmet hoca estağfurullah oturun dedi. Herkes oturdu hocayla suat abide oturdu hoca herkesi sorduktan sonra birer çay içtik, o sırada Suat abi hocam bi sorunumuz var size geçelim mi dedi hoca tabi geçelim dedi. Neyse selamımızı verdik çıktık hocanın evine doğru geçtik yolda hoca bana nasılsın iyimisin oğlum dedi iyiyim hocam sağolun dedim bana bakarken sanki bi şeyler sezmişti hoca neyse. Evine geçtik kapıyı çaldı hoca, kapıyı bi kadın açtı hoca kadar olmasada yaşlı bi teyzeydi ben eşi sandım ama kardeşiymiş hocanın. Hocayla kardeşi yıllardır beraber kalıyorlarmış. Hoca hiç evlenmemiş zaten evdede ikisinden başka kimse yoktu . Neyse içeri geçtik ev tek katlı müstakil bi evdi. Küçük bide bahçesi vardı bahçede bi kümes vardı. Ev kerpiçten yapılmıştı evin sadece bi odası vardı mutfak, salon ve banyo içerdeydi. Tuvalet dışardaydı. Herkes yerleştikten sonra hoca ee derdiniz nedir oğlum dedi. Suat abi hocam Nihat benim dershaneden öğrencimdi geçenlerde bi olay yaşadı ben işin içinden çıkamadım dedim hoca bize yardım eder size getirdim. Hoca çözeriz inşallah ne yaşadın oğlum dedi. Ben sessizliğe bürünmüştüm tedirgin bi şekilde hocaya bakıyordum. Hoca korkma hadi anlat derdini dermanı belki bendedir dedi. İçimden hocam sendede yoksa öleyim artık dedim. Neyse anlatmaya başladım en başından beri tüm yaşadıklarımı anlattım Suat abilerdeki olayı, birinin bana kalk birinin korkma dediğini, ezanı, ardından evde çarpıldığımı son anda kurtulduğumu, yolda olanları, gördüğüm rüyayı hatta köpeğe kadar en ince ayrıntısına kadar anlattım. Suat abi hocam ben çıkamadım işin içinden Nihat çarpıldığında ölmesi gerekirdi ama korkmasın diye bünyen sağlammış dedim bunlar ne istiyorlar? Rüyada Nihattan istedikleri şey nedir dedi. Tüylerim diken diken oldu Suat abi durumun ne kadar ciddi olduğundan haberdarmış, meğer ben korkmayayım diye anlatmamış. Hoca biraz durdu halla halla dedi iki kere durup bunu tekrarladı ve anlatmaya başladı. Oğlum dedi rüyana göre sende bunlara ait bi şey var yada bunlara çok lazım olup sana ait olan bi şeyi almak istiyorlar. Seni bu yüzden öldürmemişler korkutmuşlar. Zaten yoldada takip ediliyordunuz dedi. Evet hocam yolda araba arızlanırkende ordaydılar galiba dedim. Hoca onu kastetmedim kahveden gelirken gördüm bu bölgeden olmayan bi cin ve bi cinniye bizi izliyordu. Allahım çıldıracaktım demek gece gündüz izleniyordum. Hoca devam etti zavallı köpeği bile kullanmışlar eziyet etmişler seni korkutmak için yada o esnada işleri vardı bekçilik etmiş evinin önünde. Ayrıca karmaşık olan bi kabile sendekini alıp seni öldürmek isterken başka bir kabile seni koruyor dedi. Yahu kim neyi almaya çalışıyor kim beni koruyor. Arkadaş görünmez korumada ilk defa duydum dedim içimden. Ama acayip olan bu kadar istedikleri şey ne dedi hoca. Oğlum dedi bi şey mi saklıyorsun. Suat abiye döndüm yok hocam gerçekten bende hiç bi şey yok dedim. Suat abi Nihat iyi düşün kardeşim esrarengiz bi şeyin var mı dedi. Abi valla yok olsa söylemem mi dedim. Hoca peki oğlum ailende dini bütün namazında niyazında biri varmı peki dedi hoca. Valla hocam ben namaz kılmıyorum çoğu zaman cumalara dahi gitmiyorum ne yalan söyleyeyim. Abim babam ve halamda kılmazlar. Sadece nenem kılar dedim. Annen peki dedi. Ben küçükken ölmüş dedim. Nasıl öldüğünü sordu bende trafik kazasında dedim. Hoca peki başka yaşayan yada ölen akraban varmıydı dedi. Dedem vardı hocam ha hatta ilmi baya kuvvetliymiş ben 3 yaşındayken vefat etmiş. Tam anlamıyla nenem ve babam hatırlar dedemi. Babam baya ilginç şeyler anlatırdı dedemle alakalı ama nenemde hep sustururdu korkutma çocukları derdi. Ne gibi dedi hoca. Valla hocam ne bileyim, mesela bi keresinde babam, deden ölürken odadaki herkesten tek tek helallik istedi ardından odanın boş bi tarafına bakıp sizde helal edin dostlarım dedi ardından tebessüm edip salavatını getirdikten sonra vefat etti dedi diye anlattım. Hoca biraz durduktan sonra kuvvetli ihtimal deden ama nenende olabilir demesiyle Suat abi benden önce davrandı ne olabilir dedi. Hoca aradıkları şeyi sana miras bırakan nenen olsaydı onu sıkıştırırlardı ama dedende öldüğünde sana bi şey bırakamayacak kadar çok küçüktün. Her ne verdiyse nenene vermiştir ve saklaması yada kullanması için seni uygun görmüştür dedi. Off ya dede doğru düzgün namaz kılmayan bi adama ne bıraktın sen dedim bide kemiğe gelmişlerdir diye kendimi avutuyordum geldikleri şey belli aslında yok kemiğe, ekmeğe, vişne suyuna gelirler yok ayakları ters yok gözlerinden lazer çıkarıyorlar bunlar şehir efsanesiymiş meğer. Keşke bu şekilde bilmeye devam etseydim lan. Hoca korkmayın halledecez inşallah dedi. Sonra odadaki kardeşine seslendi kardeşi gelince onu komşulara yolladı. Bize burdan ayrılmayın odaya geçiyorum dedi. Suat abi hocam odada napacan dedi. Hoca bu meselenin aslı nedir bi öğrenelim diyip içeri geçti. Suat abiyle birbirimize bakakaldık. Lan bu ne iş dedim neyi nasıl öğrenecek . Benle Suat abi oturduk bekliyoruz. İçerden hoca arapça dua etmeye başladı ben anlamıyordum Suat abide biraz anlar gibiydi. Sonra sesler kesildi hoca bi susuyor bi konuşuyordu ama kısık bi ses tonuyla konuştuğu için anlaşılmıyordu. Sanki duysam anlayacamda. O sırada gergin bir şekilde bekliyorduk. Dakikalarca sustuk. Susup yere bakmaktan başka bir şey yapmadık.Hoca konuşmaya devam ediyordu hatta bi ara içerden bi gürültü koptu yere bi şeyler düştü. Ben tam kalkıp hocam iyimisin diye bakacaktım ki Suat abi Nihat otur yerine hoca bi yere ayrılmayın dedi. Bende çaresiz oturdum. Ben böyle bi işkence yaşamamıştım. Beklemek mahvediyordu insanı.
Axact

Admin Ælis

TeknoWin.blogspot.com Bir çok konuda fikir sahibi olduğu kategorilere yönelip kullanıcıya en iyi ve en özgün bilgiyi sunmayı amaç edinmiştir.TeknoWin Olarak Güncel Haber , Teknoloji , İnternet , Program İndirme , Blogger Konuları , Blogger Temaları Magazin Haberleri , İlginç Bilgiler ,Pratik Bilgiler ve Çözümler , Program Hataları ve Çözümleri Film İndir ve Dizi İndir Oyun İndir , Film Dizi Hakkında Öneriler , Videolar Komik Gifler Fotograflar Tüm Bu Kategorileri Baz Alan Genel Güncel Paylaşım ve Portal Sitesidir...

Yorum Yap:

1 comments: